DOLGU UYGULAMALARI

Dolgu uygulamaları konusunda özellikle bayanların sıkça şikayet ettikleri cilt problemlerinin başında çevresel etkenler ve yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan kırışıklıklar gelmektedir. Yaşlanma ile birlikte oluşan çizgi ve kırışıklıklar, bayanlar için baş edilebilmesi güç problemlerdir. Yaşlanma işareti olarak kabul edilen kırışıklıkların tedavisi bilinenin aksine kolaydır. Son zamanlarda teknolojinin ilerlemesi ile kırışıklık giderici uygulamalar geliştirilmiştir ancak en çok tercih edilen ve kullanılan yöntem dolgu uygulamasıdır.

Bu uygulama, cerrahi müdahale ile kıyaslandığı zaman daha ekonomik ve kolaydır. Genellikle muayene sırasında uygulanmaktadır. Diğer yöntemlerden daha fazla tercih edilmesinin bir diğer sebebi ise müdahaleyi uygulatan kişi için zaman kaybını önlemesidir. Diğer uygulamada hasta, günlük hayatına devam etmekte zorluk çeker iken, dolgu uygulaması ile gündelik hayatına devam edebilmektedir. Sosyal yaşantısından ve/veya iş yaşantısından uzak kalması gerekmemektedir. Ayrıca yan etkilerinin diğer uygulamalara oranla daha az olduğu deneyim sahibi kişiler ve doktorlar tarafından doğrulanmıştır. Günümüzde, toplam kadın nüfusunun neredeyse yüzde yirmisi kırışıklık giderici cilt tedavi yöntemi olarak dolgu uygulamalarını tercih etmektedir.

Günümüzde dünya genelinde kırışıklıkları gidermek için en sık kullanılan dolgu malzemesi hyalüronik asittir. Bu uygulama her yaş grubu için uygun olmakla beraber yüksek bir başarı oranına sahiptir.

Dolgu Uygulamaları

Dolgu uygulamaları, her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi dolgu uygulamasından önce hastalar genellikle tedirgin bir ruh haline sahiptirler. Hastalar, daha öncesinde farklı kaynaklardan uygulama üzerinde araştırma yapmış olsalar bile hekimlerine bazı sorular yöneltme ihtiyacı duyarlar.
Bu sorular genelde uygulamanın nasıl bir yöntem ile yapılacağı ve hastanın uygulamanın ardından kazanacağı yeni görünüşe dairdir. Uygulama öncesinde hekim hastanın tedirginliğini azaltmak ve hastayı rahatlatmak adına muhakkak soruları yanıtlamalıdır. Yanıtsız kalan sorular hastanın tedirginliğinin artmasına sebep olacaktır.

Yüz dolgusu uygulamasının ömrü

Dolgu uygulamasının ömrü 6 ile 24 ay arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Bu sürenin uzunluğu hasta ve uzman hekimin seçtiği dolgu maddesine ve enjekte edilen maddenin yoğunluğuna göre değişim göstermektedir.
Daha uzun vadeli bir sonuç almak adına bazı uzmanlar dolgu uygulamasının dolgu ile birlikte yapılmasını önermektedir. Yapılan araştırmalar, bu şekil ikili enjeksiyonun özellikle yanak ve kaşlar arasında oluşan derin çizgilere uygulanması durumunda iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir.

Dolgu uygulamaları hakkında sıkça sorulan sorular


Dolgu tedavisinin uygulama alanları nelerdir?
Dolgu uygulamaları genellikle burun, ağız kenarlarında, alında ve dudak çevresinde ki kırışıklıkları gidermek amacı ile tercih edilir. Genellik sigara kullanan kişilerde dudak çevresinde görülen dikey çizgilerin giderilmesi için uygulanmaktadır. Ayrıca yaş ilerlemesi ile ortaya çıkan ve çok gülmenin sonucu olarak belirginliği artan kazayağı çizgileri de kadınların aynada görmek istemeyecekleri bir başka önemli detaydır. Hızlı kilo kaybı olan ve çok yoğun bir spor programına sahip kişilerin orta yüz bölgelerinde (ör. Yanaklar, elmacık kemikleri, vb.) hacim kaybı meydana gelmesi ile dolgu uygulaması tercih edilmektedir.

Kırışıklıkları ortadan kaldırarak daha dinç ve genç bir yüz yaratmanın yanı sıra dolgu uygulaması, dudakların şeklini düzeltilmesine ve mevcut yapısından daha dolgun görünmesine olanak sağlamaktadır. Dolgu uygulaması ve uygulamanın ardından hastanın deneyimleri göz önüne alındığı zaman dolgu uygulamasının çok daha kısa bir sürede sonuç verdiği görülmektedir.

Hastaların kendilerini izole etmeksizin gündelik hayatlarına devam etmesi, dolgu uygulamasının tercih sebepleri arasında ilk sıradadır. Söz konusu uygulama eskiden çok tercih edilen cerrahi müdahalelerden farklı olarak aynı dolgu uygulaması gibi kolay ve kısa zamanda uygulanmaktadır. Bu sebepten ötürü her geçen gün bu uygulamalara yönelik ilgi artarken, cerrahi müdahale tercih eden hem hasta hem de uzman hekim sayısı azalmaktadır.
Dolgu tedavisine ihtiyaç seviyesi neden yaş ile doğru orantılıdır?
Cildi genç ve canlı göstermeye yarayan dokular arasında ki madde yani hyaluranik asit seviyesi yaş ilerledikçe azalmaktadır. Dudakların yaş ilerledikçe küçülmesi ve üzerlerindeki çizgi miktarının artmasının sebebi bu asit miktarının azalmasıdır. Aynı zamanda ağız kenarlarından başlayıp çene bölgesine kadar devam eden dikey çizgiler ve burun kenarından başlayıp ağıza doğru oluşan çizgilerin sebebi de bu seviyedeki düşüştür.

Teknolojinin ilerlemesi ile günümüzde farklı dolgu maddesi üretilmiştir. Bu uygulamalardan faydalanılarak kaybedilen hyaluronik asit miktarı tekrar yükseltilir. Böylece hasta daha genç bir görünüme sahip olur.
Hangi bölgelere dolgu uygulaması yapılabilir?
Gözaltı, dudak, yanak ve çene bölgeleri dolgu uygulaması için genellikle tercih edilen bölgelerdir. Ayrıca kaş arasında oluşan çizgileri silmek, burun kaldırmak, kaşa şekil vermek ve sivilce hatta yara izlerinin görünürlüğünü azaltmak içinde bu uygulama tercih edilir.
Yüz dolgusu uygulamasının ömrü ne kadardır?
Dolgu uygulamasının ömrü 6 ile 24 ay arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Bu sürenin uzunluğu hasta ve uzman hekimin seçtiği dolgu maddesine ve enjekte edilen maddenin yoğunluğuna göre değişim göstermektedir.
Yüz dolgusu uygulamasının fiyatı ne kadardır?
Yüz dolgusu uygulamasının fiyatı, seçilen bölgenin genişliğine göre değişmektedir. Ayrıca uygulanacak maddenin seçimi de bu ücreti etkileyen faktörlerdendir ancak her bütçenin karşılayabileceği bir fiyat aralığı mevcuttur.
 
Hangi bölgelere dolgu uygulaması yapılabilir?

Gözaltı, dudak, yanak ve çene bölgeleri dolgu uygulaması için genellikle tercih edilen bölgelerdir.

Ayrıca kaş arasında oluşan çizgileri silmek, burun kaldırmak, kaşa şekil vermek, sivilce ve yara izlerinin görünürlüğünü azaltmak içinde bu uygulama tercih edilmektedir.


Göz altına yapılan uygulama

Göz altı ve göz çevreleri yaşlılık belirtilerinin en erken gözlemlendiği bölgelerdir. Yaşın ilerlemesi ile oluşan hacim kaybı, göz bölgesini daha da belirginleştirir. Özellikle kemiklerin arasındaki mesafenin yaş ilerledikçe artması, göz çukurunun belirginleşmesine neden olur.
Göz bölgesine yapılan dolgu uygulaması ile göz altlarında oluşan çöküntü doldurulur ve daha canlı bakışlar elde edilmesi amaçlanır.

Yanak bölgesine yapılan uygulama

Yaş ilerledikçe elmacık kemikleri üzerinde bulunan yumuşak doku kaybı oluşmaya başlar. Bu doku kaybının artması ile kişinin yüzü aşağıya doğru hafifçe hareket etmeye başlar.
Bu aşağı yönlü hareketlilik kişinin yüzünde sarkık bir görüntü oluşmasına neden olur. Elmacık kemikleri üzerine uygulanan dolgu maddesi ile yüz yuvarlağının yeniden şekillenmesi amaçlanır.

Dudak Dolgusu

Dudak dolgusu uygulaması talebinin farklı sebepleri olabilir. Dudak hatlarını daha belirgin bir hale getirme isteği en çok rastlanan taleplerden biridir. Hastalar genellikle daha estetik bir görüntüye sahip olmak için yüzlerine uygun dolgun dudaklara sahip olmak istemektedirler.
Aynı zamanda diğer bölgelere yapılan uygulamaların sebeplerinde olduğu gibi bu bölgeye yapılan uygulamalarda da yaşın ilerlemesi bir diğer önemli faktördür. Yaş ilerledikçe doku kaybının artması, ince ve dikey çizgilerin belirginleşmesine neden olur.

Çene bölgesine yapılan uygulama

Hastalar, yüzlerinde seçtikleri bazı bölgelere yapılacak uygulamaların kendilerine daha estetik bir görüntü kazandıracağına inanmaktadırlar fakat unutulmaması gereken en önemli faktör tüm yüzün birbiri ile orantılı olması gerektiğidir. Hastalar, genellikle fotoğraflarda yan profillerine bakıp, burunlarının aslında büyük olmasa da yüz orantısına göre daha büyük olduğuna inananmaktadırlar. Aslında hastaların fotoğraftaki sorunu burunlarından değil, küçük bir çene ucuna sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Çene ucuna uygulanan müdahale zorlayıcı bir uygulama değildir. Aksine, 15 ve/veya 20 dakika süren bu dolgu uygulaması, çok kısa süren bir müdahaledir.

Yüz dolgusu uygulamasının ardından yapılması gerekenler

Hastalar, her türlü tıbbi müdahalede olduğu gibi dolgu uygulamasından önce genellikle tedirgin bir ruh haline sahiptirler. Daha öncesinde farklı kaynaklardan uygulama üzerinde araştırma yapmış olsalar bile hekimlerine bazı sorular yöneltme ihtiyacı duyarlar.
Bu sorular genelde uygulamanın nasıl bir yöntem ile yapılacağı ve hastanın uygulamanın ardından kazanacağı yeni görünüşe dairdir. Uygulama öncesinde hekim, hastanın tedirginliğini azaltmak ve rahatlatmak adına muhakkak soruları yanıtlamalıdır. Yanıtsız kalan sorular hastanın tedirginliğinin artmasına sebep olacaktır.